Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Allah’a şükür olsun ki nurunu ezelden açığa çıkardın. Hazine kapılarını açıp elmas dağıttın. “Küntü kenzen”(l) sırrına eserlerini ayna tuttun. Alem yok iken kudret elinle onu yarattın. Onların kimini müslüman, kimini kâfir yaptın. Göz ve kulak hikmetini anlamada âciz. İnsan aklı kudretini idrak etmede yetersiz. Hâşimî’den Ahmed-i Muhtâr’ı ve denizden elması çıkardın. Dikenden gül ve hurma ağacından taze hurma bitirdin. Bunlarda kullarının ibret almaları için hikmet ortaya koydun. “Kalû belâ” (2) meclisinde insanlığın hayırlısının ümmeti, Lutfunun feyzi ile büyük bir parlaklık ve zinet buldu. Hikmet gözüyle âleme bir an bakıp, Kimine cennet, kaftan, tac ve kemer verdin, Kiminin de yerini cehennem, duracağı yeri ateş yaptın. Kabiliyet iddiâsında bulunanın, kim olursa olsun, Cehâletini ortaya koyduğunu açıkça söyleyeyim. Emir ve ferman sana âid olduğunu şimdi iyice anladım. Kiminin boyunu serviden uzun, kiminin göz yaşlarını nehirler gibi eyledin, 1. “Küntü kemen:" Burası: “Ben gizli bir hâzineydim, bilinmeyi arzu ettim, halkı yarat tım." kudsî hadisinden iktibas edilmiştir. 2. “Kâlû Belâ” Allah Teâlâ’nın ruhları yarattığında: “Ben sizin Rabbiniz değil miyim?” diye sorup, ruhların: “Evet” cevabını vermesi olayını anlatan âyete telmih (el- A’raf (7), 172). 191

