Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Sevgi ve istekten haber ver, başının derdini düşünmeyi bırak. Pir-i mugana (şeyhe) bende ol, İskender ve Dara’yı bırak (dünya sultanlarının peşinden gitme). Dostu tut, düşmanı bırak, Yüceyi tut, aşağıyı bırak. Dünya ile ahireti (de) bırak. Kuru sevdayı bırak, maksat olarak sana Allah yeter. Nefsine uydukça, sevgilini sen ona uydurma. Aşk, sevgi ateşini yakmadan alış verişe başlama Ey nereye gittiğini bilmeyen, iki yüzlü zahidlikten tevbe et. Dostunu gönülden iste, canını vererek sevdiğini bul. Kendi benliğini yok et ki sevgili sana teveccüh etsin. Pir-i kâmile vardığında gönül taş gibi olsa da yumuşar. Nefsin Firavun gibi ululuk iddiasında ise karıncadan alçak olur. Acizliğini, güçsüzlüğünü anladınsa kıymetsiz bir amelin dağ gibi olur. Çürük, hatalı işlerin doğrulur, acı (hallerin) tatlılaşır. Çorak dağlar meyveli bağ, bütün dünya sana bahçe olur. Çaresiz pervane gibi gönlünü, bağrını dağlarsan, Aklını başına alırsan o zaman aşkın feyzini anlarsın. Ben şimdi açıkça söylüyorum, sen de uyanıksan duy, Kendini kulluğa verirsen, sabah akşam ağlayıp Sular gibi çağlarsan sana umman çabuk bulunur. Teşbih ve misvâk ihlâsa tesir etmez. Sevgili temiz ve derdli olanı arar. Es’ad gibi sen de iki dünyadan korkma, onların düşüncesini kalbinden at. Niyazi eğer sultanın sana gelmesini istiyorsan yüzünü toprak et secde et, Bağrını yarala, gönlünü temizle. 189

