Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Nereden gam, üzüntü kervanı geçecek olsa bende konaklar. Ben şimdi belâ yo lunda bilinen bir menzil, konak oldum. Ayrılık, elinin esiri, hüzün kulübesinin kimsesiziyim. Ne ayrılık derdiyle can ver dim ne de sevgiliye kavuştum. Senin dudağının kıvrımında ney gibi feryat etsem iyi, hoş ama ben ne bir an, İnlemeden kesildim, ne de kavuşma şerefine nâil oldum. Bahtım kara, boyum eğilmiş, hâlim perişan. Bu halimi gören, halden anlayan, ârlf kişi benim perçem tutkunu yâni aşık olduğumu anlar. Âşıklar yoluna girdiğim günden beri, gam ve dert arkadaşımdan başka kimse be nim hâlimi sormaz. Senin yol kesici gamzeni (yan bakışını) görünce sulûk yolundan kaldım. Ben ne orta bir hâli buldum, ne de olgun bir yaşlı oldum. Ey Es’ad, aşkın üzüntüsünden ben de şaştım. Zira ben, ne Mecnûn gibi akılsız, ne de bir akıllı oldum. 143

