Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Kuds âleminin avcısı bizim gülistânımızda dolaşırken bizi avlamaktan başka bir şey düşünmez. İnsanı aşk ile esir eden avcı âlem-i kuds avcısıdır. Âlem-İ kuds, münezzeh, mutlak temizlik âlemi, mücerred cihandır. “O bizi avlamaktan başka bir şey düşünmez” dediği zaman, “Biz ona avlanmaktan başka bir şey düşünmeyiz” demektir. Sayyâd; âlem-i kudsün câzibesidir. Mıknatısın gâyesi çeliği çekmekse, çeliğin de maksadı o mıknatısa kavuşmaktır. Ey canım, senin kaşlarına yemin ederim ki senin servi boyun bizi öl dürdü. Bizi öldürmek için sakın kılıç kullanma. Kaş, insanın Hakk’a kurbiyyetinin sembolüdür, mihrâbdır, kâbe kav- seyndir. “Ey keman-ebrû şehid-i hançer-i müjgânınam Bulmuşam feyz-i nazar senden senin kurbânınam" Fuzûlî Servi boy, birlik ve vahdetin remzidir. Bezm-i vahdete erişmiş olmak lığım beni ölmezden evvel öldürdü. Başka türlü öldürmek için kılıç ku şanmağa falan hâcet yok. “Fuzûlî başına ol serv saye saldı bugün Ulüvv-i rif’at ile yetmez âfitâb sana” Fuzûlî Servin sâye salması insanın vahdete ermesidir. Rif’atten maksat “Bel rafeahullah” ayetinde kasdedilen yükseliştir. Âfitab ile dördüncü kat semâdaki Hazreti Isâ kasdedilmektedir. Hazret! îsâ tecerrüd timsâlidir, remzidir, elini eteğini dünyadan çektiği için. Yetmez; gölge olan yere zâten güneş gelmez. Yay; bizi bağlamak için hazırladığın vahdet tuzağına ne lüzûm var? 17

