Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Her ne kadar evimiz muhabbet yıldırımı ile vîrân oldu ise de o viranlığın yümn ve bereketiyle bizim sahramız firdevsten daha güzel oldu. Mecnûn, Hak aşkıyla evini, ebeveynini bıraktı, sahrâlara düştü. Dünya evi vîrân oldu. Sahra firdevs-i a'lâ oldu, Hakk’ın aşkıyla, onu aramakla, ona kavuşmakla. j' H-» İçimizdeki aşk incisi kimseden gizli değildir. Denizimizin sâfiyet ve ber raklığı dalğıca lutf etmiştir. Bu beyt Es’ad Efendi hazretlerinin büyük şeyh olduğuna delildir. Vahdet refâkatıyla ve tecerrüd azığıyla harâretli aşk atına bindin mi? Eğer önümüzde sefer görünürse bundan hiç korkar mıyız? Refîki vahdet, azığı tecerrüd, bineği aşk olan kimse sefere çıktığın da tehlikeden korkar mı? Bu beyt seyr u sülûkü tamamlamağa kâfidir, duyana. Ey gönül, nefs ile mücâhedede hiç bir tehlikeden korkmadan erkekçe savaş. Bizim baştan ayağa vücûdumuz, benlikten geçmişlik zırhına bü rünmüştür. jb^ı 4^^' ç^ls-jl C«>-j Ey Es’ad, esbâb evinden yatağını al çık, sevin, şâd ol. Bugün rızâ bah çesine (bağına) yerleştin. Ben bir evde idim ki orada arzularımın tahakkukuna sebebler arıyor, tedbîr düşünüyordum. Şimdi Es’ad bırak bu evi, çık oradan çünkü şim di rızâ bağına yerleştin, artık orada esbâba tevessül yoktur. 16

