Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Kureyş’in Bedir'e Gelişi / 47 işte Ebû Cehil, ehl-i İslâm’ın din uğrunda fedây-ı câna nasıl bir aşk ve gayretle atılacaklarından gâfil ve husû siyle nusrat-ı ilâhiyyenin çoklukla değil, ancak izn-i İlâhî ye bağlı bulunduğunu münkir olduğundan, muhârebeyi kazanmak için askerin çokluğu kâfî gelir zannediyordu. Ve: «Muhammedîleri öldürmeye lüzûm yok, onların ellerini arkalarına bağlayıp da yederek Mekke’ye getiriniz» der idi. Âmir ibn-i Hadramî’yi teşvik etdi. Âmir de kardeşi Amr'ın kanını intikam ile almak için kardeşinin ismini yâd ile feryad eyledi, ilk defa ehl-i İslâm üzerine ok atdı. Âmir'in oku, Hazret-i Ömer -radıyallahu anh-’in azadlısı Mihcâ -radıyallahu anh- hazretlerine dokundu. Ve ondan müteessiren Hazret-i Mihcâ şehid oldu. O vakit Hazret-i Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sel lem- Efendimiz: «-Mihcâ seyyidü’ş-şühedâdır» buyurdu. İşte MİHet-i İslâmiyye’de ibtidâ yaralanıp şehid olan budur. Mübâreze başlamazdan evvel Ebû Cehil’in teşvikiyle Âmir’in meydana çıkıp ehl-i İslâm’a ok atmasıyla mübâre- zeden evvel muharebe kızışdı, ve ilk kan döküldü. Benî Mahzûm’dan Esved bin Abdi’l-Esed de: «-Ya ben Muhammedîlerin havuzundan su içerim veya o havuzu hedm ederim veyahud o havuzun yanında ölürüm» diye yemin etdi. Fedâîlikyolunda sell-i seyf ede rek ehl-İ İslâm’ın havzına doğru seğirtdi.

