Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
48 / Bedir Gazvesi ve Enfâl Sûresi Tefsiri Rasûlullah -sallallahu teâlâ aleyhi ve sellem- Efendimiz hazretlerinin arslanı Hamza -radıyallahu anh- hazretleri o tarafa koşup Esved’e yetişdi. Hemen bir kılınç vurdu, Esved arkası üzerine düşdü. Lâkin zu’m-u batılınca yemini yerine gelsin diye kendini havuz İçine atdı. Hazret-i Hamza -radıyallahu anh- de onu havuz içinde kati etdi. /Bunun üzerine Hazret-i Rasûlullah -sallallahu teâlâ aleyhi ve sellem- Efendimiz ehl-i İslâm’ın saflarını düzelt- di. Bazıları safdan hâriç durmakla mübarek elindeki asâsıyla hafifçe dürterek sırasına getirdi ve: «- Ben emretmedikçe düşman üzerine hücum etme yiniz fakat tamam ok menzilesine geldiğinizde ok atınız» diye tenbih eyledi. Elhâsıl iki taraf dahi galeyana geldi. Utbe İse: Ebû Cehil’in kendisine söylediği sözü duyun ca müteessir olarak bir miğfer istemiş ve Ebû Cehil’e: «- Harb meydanı hangimizin nâmerd olduğunu gös- terecekdir» demişdi. Utbe’nin kafası o kadar büyük idi ki hiçbir miğfer başına göre gelmemişdi. Başına bir bez parçası bağlamış ve enzâr-ı nâsda küçük düşeceğinden gayrete gelerek sahne-i harbe ileri atılmıştı. Bir tarafa kardeşi Şeybe’yi ve bir tarafa oğlu Velid’i aldı ve meydana çıkıp mübâreze istedi, yani er diledi.16 16. Utbe’nin göğsünde mevkiini gösteren deve kuşu tüyleri var idi. O asırlarda tarafeyn muharebeye girişmezden evvel birer ikişer kişi mey dana çıkıp da mukaatele etmek âdet idi. Buna «Mübâreze» ve o kimse lere «Mübâriz» denilirdi.

