Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Kureyş'in Bedir'e Gelişi / 45 - Ey cemâat! Kim kiminle cenk edecek? Yekdiğerinin kardeşini ve amca ve dayızâdelerini öldürecek, sonra bunlarla nasıl yüz yüze bakacaksınız? Bu olur iş mi? Siz bu işden vazgeçiniz ve aradan çıkınız. Muhammed -aleyhisselâm-’ı sair kabâil-i Araba bırakınız. Eğer onlar Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-’e zafer bulurlar sa sizin muradınız hâsıl olmuş olur ve illâ siz bir şey zâyi etmemiş olursunuz» dedi. Hakîm ibn-i Hizâm ile de bu ciheti anlatmak üzere Ebû Cehil'e adam gönderdi. Hakîm, Ebû Cehil'e gitdi, vaziyeti anlatdı. O sırada Ebû Cehil okları yere seriyordu. Hemen şu cevabı verdi: «- O halde demek Utbe’nin cesareti kalmamış!» ve müslüman olan oğlu Ebû Huzeyfe yüzünden Utbe’nin sarsıldığını ve oğlunu muharebe tehlikesinden kurtarmak istediğini zannetmişdi. Ebû Cehil ise bir tarafdan durmayıp Kureyş halkını cenge teşvik ve tahrik eder ve hamiyyet damarlarına dokunacak sözler söyler idi. Hatta o gün atını tepip saff-ı harbden ileri çıkarak: «- Bizler yekvücûd bir cemiyyetiz, üzerine varılmaz ve yenilmez bir cemâatiz, biz bugün Muhammed -sal- laîlahu aleyhi ve sellem-’den ve ashabından intikam alacağız» der idi.15 Ve galebe edeceğinden aslâ şübhe etmiyordu. Filvâki ehl-i İslâm’a nisbetle Kureyş ordusu nun maddî kuvveti kat kat ziyade idi. 15. Âyet-i Celile’de: ö^Jjii fl buyurulmuşdur. Yani:

