Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
44 / Bedir Gazvesi ve Enfâl Sûresi Tefsiri sı hriyyet-i Nebevİyye şerefini bırakarak Rasûlullah’a karşı silah çekip geliyordu. Arablar mücerred kavmiyyet gayretiyle cenk eder ken, böylece aynı kavim ve kabileden olan ve yekdiğerle- rinin pek yakın akrabası olan (baba, evlâd, kardeş, amca, yeğen) gibi birçok halkın ikiye ayrılarak yekdiğerine karşı harb etmek üzere saf bağlayıp durması Kureyş tâifesinin çoğunu tereddüde düşürdü. Hususiyle Abdülmuttalib oğullarının harbe girişme leri, sırf Kureyş rüesâsının zoruyla idi. Kureyş’in içinde kan dökülmesini istemeyen asil kalbli insanlar da vardı. Bunlardan biri de Hakîm ibn-i Hızâm idi ki, bilâhare islâmiyyeti kabul etmişdir. Kureyş’in ekserisi sabırsızlıkla harbi bekliyordu. Hakîm ibn-i Hızâm Utbe’ye: «- Bugün sen kendi nâmına ebedî bir âbide vücûda getirebelirsin» dedi. Utbe de sordu, Hakîm de: «- Bilirsiniz ki Kureyş’in bütün arzusu, Hadramî’nin intikamını almakdır? Hadramî senin halîfin olduğundan sen onun diyetini verir ve bu suretle hâdiseyi bertaraf edebilirsin» dedi. Utbe de iyi kalbli bir adam olduğundan bu teklifi kabul etmiş ve diyeti de vermeye razı olmuşdu. Yalnız Ebû Cehil’in muvâfakâtı lâzımdı. İşte Utbe buralarını düşünerek:

