Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
66 / Bakara Sûresi Tefsiri kendilerine ortak olanlar, münafıkların reisleri, büyükleri, yahud en fazla gizlenebilenleri demekdir. Müfessir Dahhâk demişdir ki: Bunların şeytanlarıyle murâd kâhinleridir. Bunlar Benî Kurayza içinde Abdü’d- Dâr, Benî Esed içinde Avf bin Âmir, Şam’da Abdullah bin Sevdâ idi. Arablar, bunların gaybe muttali olduklarına, tür lü esrârı bildiklerine ve her türlü hastalığı tedavi etdiklerine itikad ederlerdi. Yine onlara göre her kâhinin maiyyetinde muhakkak sûretde bir şeytan bulunur ve ona kehânetin de mesned ve muîn olurdu. Bunlar bu halleriyle hakdan uzak oldukları için şeyâtîn diye isimlendirilmiştir. Çünkü «şutun», bu’d yani uzaklık demekdir. Onlar bu uzaklık içinde yağdıklarının hakikatinden ve neticesinden habersiz ve lâubâlî oldukları her halde: «Biz onlarla istihzâ ediyoruz» derler. Halbuki onlarla asıl istihzâyı Allah yapmaktadır. Dünyada onları cüz’î dün yalıklarla meşgul ederken Müslümanları onların üzerine hükümran kılar, onlara verdiği nimet ve mühlet ile kendi elleriyle tuğyan ve helâke sürükler, âhiretde ise hadîs-i şerîfde beyân olunduğu veçhile onlar cehennemde iken kendilerine ummadıkları vakitde cennet kapıları açılır, can havliyle koşup girecekleri sırada, kapı yüzlerine kapanır ve cehenneme geri döndürülürler. Mü’minler koltukları üzerinde bu halleri seyrederler ve onlara gülerler; dünyâda onların mü’minlerle istihzâ edip güldükleri gibi. Ve bu, bir kaç defa değil onların yapdıkları adedince yapılır. ûj^ju ı^jÇL ^ |^kj yani onların sayılarını çoğal tır, ordular kurdurur ve takviye eder. Onlar küfür, isyân

