Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Kur'an ve Muttakîler / 67 ve tuğyanda gidebildikleri kadar ileri giderler ve gözleri başları döner. Neticede dalâlet yolunda mütereddid ve şaşkın bir halde sallanmaya başlarlar ve kendi akıbetle rini kendileri hazırlarlar. «^ i_^i UJl»«Ijjl ¿Jül ljil (¿U » âyetlerinde bir takım işâretler vardır. 1) Birincisi « piu ül»kavlindedir. Bu, «Muhakkak biz sîzlerle beraberiz» sözü, münâfıkların Müslümanları, biz de mü’miniz diyerek, aldatıp, reisleri ile başbaşa kalınca söyledikleri sözdür. Buradaki işâret şudur: Bir kimse irâde ile yapılan işlerle âdet olsun diye yapılan işler arasını birleştirmeyi isterse, bu onun için uygun olmaz. Zirâ iki zıd bir araya gelmez. Her tarafta karışık işleri bulunan kimsenin gönlünün her tarafında bu karışık işlerle ilgili alakaları bulunur. Böy le bir kimse tehlikeli varlıklara yağma olur ve çeşitli alaka lar arasında dağılmış, paramparça olmuştur, ¡şte münâ- fıkın hâli de böyledir. Zahiren Müslümanların, gerçekte ise kâfirlerin yanındadir. Çift taraflı kişiliği onu huzûrsuz kılar. Yani münâfıklar, gerçekte kâfirlerle beraber olmakla, zâhjrde Müslümanlardan gözükmek arasını cem etmek istedikleri için, ayrıca küfrün mefsedetleriyle îmanının menfaatlerini bir araya getirmek istediklerinden -ki, iki zıd arasını cem etmek aslâ mümkün değildir- kapı ile ev ara sında dura kalırlar. Nitekim Allah: «Münâfıklar, küfür ile îman arasında bocalamaktadırlar, ne bu mü’minlere bağlanırlar ne de şu kâfirlere36 buyurmaktadır. 36. Nisâ sûresi, 143

