Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
62 / Bakara Sûresi Tefsiri hayâ ve ilme makamlarına dönmelerini emretdi. Haya ve ilim dediler ki: Biz âlem-i ervâhda hep beraber idik. Bir birimizden aslâ ayrılmayız. Ruhlar cesedlere girdikden sonra da aynı şekildedir. Ve akıl nerede olursa biz ona tâbi oluruz. Cibrîl -aleyhisselâm- da: öyle ise yerlerinize yerleşiniz, diye emretmekle akıl dimağda, ilim kalbde, haya da gözde yerleşdi. Akıl sahibi fiilde ve sıfatda tevhide ulaşmak için ilim ve marifet tahsilinde geç kalmamalıdır. İmam-ı Kuşeyrî-rahimehullah- buyurmuşdur ki: Ak lın kendine başyıldızları vardır ki bunlar şeytanları kovar lar. İlimlerin de kendilerine has kamerleri vardır ki bunlar kalblerin ışıkları ve gözleridir. Marifetlerin de kendilerine has güneşleri vardır ki âriflerin esrârı bunlarla doğar. Ledünnî ilim, dışarıda bilinen ve alışılan bir sebeb olmaksızın kalb evine açılan ilimdir. Yani dış âlemdeki bilgi vâsıtalarından herhangi birinin vesâteti olmaksızın doğrudan doğruya Allah tarafından verilen ilimdir. Kalbin iki kapısı vardır. Birisi dışarıya açılan kapı ki, ilmi hisler yani duyu azâları ile elde eder. Diğeri içeriye açılan kapı ki, ilham ile alır. Kalb, içine beş muhtelif nehrin akdığı bir havuz gibidir ki, hiç bir vakit bulanıklıkdan ve karışıklıkdan berî kalamaz.35 Halbuki denizin en derin yerinden elde edilen saf ve berrak suda, hiç bir bulanıklık olmaz. Kalbin ilim alması da böyledir. Kalbe beş duyu vâsı- tasıyle gelen hangi bilgi olursa olsun bulanıklıkdan, şek ve 35. Yani beş duyu vâsıtasıyla elde edilen bilgiler.

