Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
348 / Bakara Sûresi Tefsiri Allah korkusunu ilham eder.”Nitekim Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur: Sonra da ona hem kötülüğü, hem sakınmayı ilham edene yemin olsun ki...»2 Allah o nefsi ne bir melek-i mukarrebe, ne de bir peygambere emânet edip, vermemiştir. Bu ümmetin (Muhammed ümmetinin) kalblerinin sandığında Kur’an’ın tamamı mahfuzdur. Onların (İsrâîl oğullarının) tâbutlarında peygamberlerin sûretleri bulu nan evler vardır. Kalb tâbutlarında boşluklar vardır ki, orada onlarla beraber, Allah’tan başkası olamaz. Nitekim Cenâb-ı Allah hadîs-i kudsîsinde şöyle buyurmuştur: «Arzım ve semâm (yer ve semâ) beni ihâta edemez, ancak mü’min kulumun kalbi beni ihâta edebilir.» M\ah'in insan rûhu Tâlût’a rabbânî kalb tâbûtunu vermesi müyes ser olunca, hilâfet hükümranlığını, saltanat makamını ona teslim etti. O da hâin, aldatıcı dünyâya meyletmez, aksine onu terkeder ve nefs-i emmâre Calût’u ile savaşa tutuşur. Bu da, Cenâb-ı Allah’ın lutfu olmadan, tarikata bağlanıp, hakîkata yapışmadan müyesser olmaz. Kim, sekînet isterse marifete ulaşsın. Zirâ marifet-i ilâhîyye (Allah hakkında bilgi sahibi olma) kalbde sekî- neti gerektirir. Kalb de sükûnu gerektirir. 2. Şems sûresi, 8

