Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
344 / Bakara Sûresi Tefsiri Tabut, sandık demekdir. Musa-aleyhisselâm- muha rebelerde onu ordusunun önünde bulundurur, bu sayede askerlerine sekînet: manevî bir huzûr ve kendine itimad gelirdi ve harbden kaçmazlardı. Ondan, sonra gelen pey gamberlerin arkası kesilip de Yahudiler büsbütün baş sız ve perişan kaldıkları zamanlarda o tabutu ellerinden Câlût almışdı. Tâlût onların başına Melik olarak geçip de muha rebeye çıkacakları zamanda herkesi toplayıp ilân etdi: «İhtiyar olan, hasta olan, başlamış bulunduğu işi yarı da bulunan, ticaretle meşgul olan, borçlu bulunan, yeni evlenmiş olan kimseler benimle beraber gelmesin. Ben düşman karşısında zinde, kafasında bir meşguliyyeti bulunmayan, gönlü bir yerde takılı olmayan ve fedâkâ- rane savaşacak yiğitler istiyorum!» dedi. Arkasında bu vasıfda seksen bin kişi toplandı, mevsim sıcakdı. İyice yol katetdiler. Neticede sabırları zayıflayıp «Allah bize burada bir nehir akıtsın» dediler. Tâlût da «Allah sizi bir nehirle imtihan edecek» dedi. Bu, içlerinde hakîkaten azm-i kavî sahibi olanların seçilmesi içindi. Eğer sağlam azim sahibi olmayanlar da harbe girselerdi onların şea meti hezîmete sebeb olurdu. Neticede karşılarına Ürdün nehri çıkdı ve içmeleri yasaklandığı halde üçyüz onüç kişi müstesnâ olmak üzere diğerleri hep içdiler. İçenler öteye geçemediler, içmeyenler Tâlût ile geçip muzaffer oldular. Çünkü bunlar hakîkaten Allah’a bağlı ve ilticaları devamlı kimseler idiler. Allah -celle celâlüh- şöyle buyurmuştur:

