Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
------------------------------------------------------------ Tâlût ve Câlût / 345 (j^ aSCL« “tül J «Allah, mülkünü kime dilerse ona verir.» İsrâîl oğulları mülk ü saltanattan mahrûm edildiler. Çünkü onlar kendilerini beğenir oldular. Tâlût’a karşı mü- tekebbir davranarak, ona hakaret nazarı ile baktılar. Şaş kınlıklarından dolayı dediler ki: »Biz, ondan hükümdarlığa daha lâyıkız.» Tâlût’a karşı tekebbürlerinden dolayı da »Nasıl olur da bizim başımızda padişahlık onun olabi lir?» dediler. Yine Tâlût’u küçümsediklerinden dolayı da şöyle dediler: »Kendisine maldan bir bolluk verilmemiş tir.» Binâenaleyh, onlar kibirlenince Allah onların kadrini alçalttı ve saltanattan mahrûm oldular. Şüphesiz ki: İlâhî nazar bir taşa taalluk etse onu cevher yapar, dikene taalluk etse gül ve çiçek yapar. O halde hükmünde Allah'a itirazda kimse bulunamaz. O’nun kaza ve kaderini reddecek de yoktur. İnsan lar kendi aralarında yüksekseler de Allah’ın alçalttı ğı kimse alçaktır. İnsanlar hakîr görseler de Allah’ın yücelttiği kimse yücedir. Akıllı kimse bu gibi misâlleri düşününce vicdanında insaf ve sükût belirir. İşi ölme yen Allah’a bırakır. Hakk’ı söyleyen Allah, doğruyu gösteren yine O’dur. Haberde şöyle denilmektedir: Cenâb-ı Allah Hz. Âdem’e bir Tâbut indirdi ki; onda evlâdlarından peygam berlerin timsalleri vardır. O şimşir ağacındandı ve üçe iki (3x2) zirâ kadardı. Adem -aleyhisselâm-, vefat edinceye kadar bu Tâbut onun yanında kaldı. Vefatından sonra

