Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
342 / Bakara Sûresi Tefsiri------------------------------------------------------- İlâhî hikmet, bütün kulların Ihlâs üzere ittifakını ve külliyyen Allah’a yönelmelerini gerektirmez. Zirâ bu hal umûmî dünyâ nizâmını alt üst eder. Bu yüzden şöyle denilmiştir: Allah’ın ahmak kulları olmasaydı dünyâ harâb olurdu. Bilâkis hikmet, iki elden her birinin mazhar olduk ları tecellînin ayrı ayrı zuhûrunu gerektirir. Bir tanesin de bütün bahtiyarlar için rahmet ve cennetler, diğerinde de kahır ve gadab ve bunların icâbı olan azâb vardır. O halde sol elin mülkünde bulunan şeylerin derecesini tamamlamak için mutlaka gadab gerekir. Gerçi Cenâb-ı Allah’ın her iki kudret eli de mübârek ise de, her birinin hükmü diğerine muhaliftir. O halde akıllı insan gadab sebeplerinden sakınmalı ve Rabbın keremine nâîl olmak için çalışmalıdır. Hz. Ali -kerremellahu vecheh- şöyle buyurmuştur: -Kim, cehdetmeden vâsıl-ı ilâllah olacağını zanne derse o, boşuna temennîlerde bulunmuştur. Kim de ceh- dini tam sarfettiğini zannederse o da kendini meşakkate sokmuş demektir. Tâlût: İbrahim -aleyhisselâm-Tn neslindendir. Bu sû- re-i celîlede zikrolunan bu kıssanın târihî hulâsası şöyledir: Bir saka olan Tâlût bir ara merkebini yitirir. Aramaya çıkar ve o sırada Benî İsrail peygamberi İşmûîl -aleyhisselâm- Amâlika’nın tecâvüzlerinden şikâyet ederek ora hükümda rı Câlût’a karşı harb edebilecek bir kahramanın kendilerine melik nasbedilmesini Cenâb-ı Hak’-dan rica eder.

