Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Tâlût ve Câlût / 341 buna mukabil de kendilerine kat kat karşılık vereceğini müjdeleyerek onlara ikrâmda bulundu. Sâdık ve samîmi bir kul ancak gayreti ölçüsünde talebte bulunur, verdikle rine karşılık olarak da ancak Allah’tan ister. Allah da ona, himmeti ölçüsünde, istediğini verdiği gibi, buna ilâveten kendi keremi ölçüsünde onlar için sakladığı, gözlerini ay dın edecek nice nimetleri kat kat verecektir. Bir kimse ki, bütün dünyâ metaı, nimeti kendisi için az kabul edilirse, artık sen, kendisi için çok olana bak. Allah’ım! Bizi evliyânın kalblerine ilham ettiğin şeyle faydalandır ve bizi o kimselerden kıl ki, gözlerini yalnız sana kavuşmaya dikmiş, oradan ayırmayanlardan eyle. İns ve cin, yalnız Allah’a kulluk etmek için yaratıl- mış olmalarına rağmen, hak ehli bâtıl ehlinden şüphesiz daha azdır. Nitekim Allah -celle celâlüh- şöyle buyurmuştur: «Ben cinleri de, insanları da (başka bir hikmete mebnî değil) ancak bana kulluk etsinler diye yarattım»' Zirâ en büyük hedef ancak insân-ı kâmildir ki, bu da hasıl olmuştur veya hidâyete ulaşanlar sayıca az olsalar bile, fazîlet ve şeref bakımından çokturlar. Nitekim bu hususla ilgili olarak şöyle denilmiştir: İnsân-ı kâmiller sayıldıkları zaman az, fakat şiddet gösterdikleri zamanda çokturlar. Yani onlar kemmiyet bakımından az olsalar da, keyfiyet itibarı ile çokturlar. 1. Zâriyât sûresi, 56

