Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Hz. Abdurrahman Bin Avf / 219 «Allah’ın arzı genişdir»193 deyip develerin sırtlarına bineriz. Eğer Resûl-i Ekrem bize bir ahdeylemiş olsaydı O’nun ahdini infaz ederdik ve bir söz söylemiş olsaydı onun üzerine ölünceye dek mücâdele ederdik. Dâ’vet-i Hakk’a ve sıla-i rahm’e benden evvel müsâraat edecek kimse yoktur. «Kuvvet, kudret ancak Allah’dandır» sözümü dinleyiniz, belleyiniz, sonra bu işde korkulur, kılınçlar meydana çıkıp ahidlere hıyânet olunduğunu görürsünüz. Siz bir cemaat olursunuz, bazıları da eimme-İ ehl-i dalâlet ve fırka-i ehl-i cehalet olur,» dedi. Bir müddet sonra vukuat, Hazret-İ Ali’nin keşfini tasdik eyledi. 193 Nisa Sûresi 97. Zümer Sûresi 10 Hâşimîler Hazreti Ali'yi ve Emevîler Hazret-İ Osman’ı ıntihab etmek istiyorlardı. Diğer Kureyşîler de: «- Eğer hilâfet Hâşimîlere geçerse bir daha diğer kabilelere geçmez.» Böylece Hâşimî beyninde tedavülünü mülâhaza ederlerdi. Hazret-i Ali, âlim, fâzıl ve ârif-i billah birzât-ı hakayık-sıfat olup, Hâşimîlerin bazı ashab-ı güzinin arzularını reddeder lerdi. Hazret-i Osman da sâbikıyn-ı evvelinden mülâyim ve halim selîm ve mahcûb ve mahbûbu’l-kulûb bir zât-ı melek sıfat olup Emevîlerin arzularına sedd olamazdı. 'Asıl maksad ise, ihtilâf ve tefrika olmadan âmmenin kabulüne mazhar olacak bir halife bulmakdı ve Ashab-ı Şûrâ’nın fikri bu merkezde idi. Abdurrahman bin Avf hazretleri:

