Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
130 / Ashâb-ı Kiram ı başkalarından ehak görüyorum.» Elimdeki nevaleyi takdim ettim, Resûlulîah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz ashabına «- Yeyiniz,» diye emretdi ise de kendisi mübârek elini çekti ve yemedi. Kendi kendime “Bu bir" dedim. Yine az bir şey tedârik etmeğe başladım. O zaman Resûlulîah -sallallahu aleyhi ve sellem- Medîne’ye teşrif buyurmuşlardı. Huzur-ı âlîlerine gelip: «- Sadaka yemediğinizi gördüm. Bu ise sana ikrâmen hazırlanmış bir hediyyedir,» dedim. Resûlulîah -sallallahu aleyhi ve sellem- tenavül buyurdular ve ashab-ı kiram’a birlikde yemelerini emretdiler. Kendi kendime: «- Bu iki,» dedim. Daha sonra bir gün Resûlulîah -sallallahu aleyhi ve sellem-, Bakıy’ul-Garkad’da iken yanına vardım. Sahâbe- den birisinin cenazesi dolayısıyla oraya teşrif etmişlerdi. Üzerlerinde iki ihram olduğu halde ashab-ı kiram ile birlikde oturuyorlardı. Selâm verdim. Ve Ammûriye’deki zatın haber verdiği, arkalarındaki Hâtem-i Nübüvveti acaba görebelir miyim? diye hemen arka taraflarına geçdim. Resûlulîah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz de o tarafa geçmem den bir alâmet aradığımı teferrüs buyurup hemen ridâ-yı şeriflerini sıyırdılar. Hâtem-i Nübüvveti gördüm. Tanıdım ve üzerlerine kapanıp ağlamağa başladım. Resûlulîah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz bana: «-Bu tarafa dön» buyurdular. Karşı taraflarına geç dim. Ve ey İbn-i Abbas sana anfatdığım gibi başımdan geçeni Resûlulîah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efen dimize arz etdim.

