Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
81 nankörlük edene gelince, o bilsin ki Rabbim müstağnîdir, çok kerem sâhibidir.”4 Netîcede Belkıs îmân etti. Melike dedi ki: “Rabbim! Ben gerçekten kendime yazık etmiştim. Süleyman’ın maiyyetinde, âlemlerin Rabbi olan Allâh’a teslîm oldum.”5 Hûd sûresinde, Lût kavminin helâki için gelen elçi- ler de bir tür haberleşmedir. Cenâb-ı Hakk’ın Cebrâil (as) vâsıtasıyla Peygamberlere gelen vahyi bunun örneğidir. Ehlüllâhın gönlüne düşen ilhamlar, vahiyden sonra bir iletişimdir. Kur’ân ve Sünnet’e dayanmak sûretiyle kalb- lerin bilgisi Rabbimiz’dendir. “Nefse ve onu düzgün bir biçimde şekillendirip ona kötülük duygusunu ve takvâsını (kötülükten sakınma yeteneğini) ilhâm edene and olsun ki, nefsini arındıran kurtuluşa ermiştir.”6 Alıcı ve vericilerle sağlanan iletişim, rûhî melekelerle temin edilir asıl. İmam Şârânî (ks) “elimi Resûlullâh’ın (sav) kabrine kor konuşurum” buyurur. Konunun başına konacak âyetin ne olması gerektiği sorulunca üstâzımıza, gözlerini bir müddet kapadıktan sonra açıp şöyle dedi: “Aleyhissalât ü Vesselâm Efendimizle görüştüm, Rum Sûresi 41. âyeti buyu- ruyor: “İnsanların kendi işledikleri (kötülükler) sebebiyle karada ve denizde bozulma ortaya çıkmıştır. Dönmeleri için Allah, yaptıklarının bâzı (kötü) sonuçlarını (dünyâda) onlara tattıracaktır.” Abdulkâdir Geylânî (ks) “ne kadar alıcıysanız o kadar ve- riciyiz” buyurur. Bir gün üstâzımız, bir hocayla yaptığı telefon görüşmesinde, “kalbimden iki tel verdim” demişti. Rûhundan 4 Neml, 27/38-40. 5 Neml, 27/44. 6 Şems, 91/7-9.

