Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
82 ruh üfleyen Rabbimiz (cc) Kendisiyle alâka kuracak nokta- lar da tesbit buyurmuştur. En önemli olanı kalbdir. Hadîs-i Kudsî’de: “Yere ve göğe sığmam, fakat mü’min kulumun kalbine sığarım.” Alıcı îmanda tahkîka ererse, Zât’ına mahsus konuşur: “Bir kulum bana yaklaşırsa (sevgime ve rızâma kavu- şursa), ona sesleri duyurur ve saklı şeyleri gösteririm.” “Ey kulum! Seni kendim için yarattım. Başka şeylerle oyalanma! Rızkına kefîlim, kendini üzme.” “Ey dünyâ! Bana hizmet edene hizmetçi ol! Sana hizmet edene güçlük göster.” “Beni zikreden (hatırlayan) kulumla birlikteyim.” “Ey Âdemoğlu! Her işini benim emirlerime uygun olarak yap, ben de, senin kalbine muhabbetimi doldururum.” Rabbimizle olan irtibat, sütün içindeki yağ gibi. Ne muttasıl ne de munfasıl. Ayrı da değil, bir de. Yaşandığı zaman bilinen bir haldir. Kulun gayretine göre ikram var. Kul bir tâat yaparsa, karşılığı en az on, yedi yüz, kat be kat ve sonsuzdur. Rahmetinin bereketi hadîs-i kudsî’de şu şekilde haber verilir: “Kulum bana bir karış yaklaşırsa, ben ona bir zira’ yaklaşırım, o bana bir zira’ yaklaşırsa ben ona bir kulaç yaklaşırım. O bana yürüyerek gelirse, ben ona koşarak giderim.”7 İdâreciler telefonunu yirmi dört saat açık tutar. Şarjını da ona göre ayarlar. Râbıtayla mürşid-i kâmil vâsıtasıyla, murâkabeyle de bizzat vâsıtasız Rabb-i Zü’l-Celâl’den dolar derviş. Hablül verîd damarıyla kurar alâka. “Andolsun, in- sanı biz yaratdık. Nefsinin ona ne vesveseler vermekde 7 Buhârî, Tevhid 50; Müslim, Zikr 2, 2675.

