Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
113 O “Hayır inanıyorum, fakat kalbim tam kanâat getir- sin diye” cevâbını verdi. Rabbi: “Kuşlardan dört tâne al, onları kendine alıştır, sonra (parçalayıp) her bir tepeye onlardan bir parça bırak, sonra onları çağır. Koşarak sana gelecekler ve şunu bil ki, Allah hep gâliptir ve hikmet sâhibidir” buyurdu.11 Hadîs-i şeriflerde de misâller ve menkıbeler çok yer tu- tar. Ebû Mûsâ el-Eş’arî (ra)’den rivâyet edildiğine göre, Nebî -sallallâhu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: “Kur’ân okuyan Mü’min turunçgiller gibidir. Kokusu hoş, tadı güzeldir. Kur’ân okumayan Mü’min hurma gibidir; kokusu yoktur tadı güzeldir. Kur’ân okuyan münâfık fesleğen gibidir. Kokusu hoş fakat tadı acıdır. Kur’ân okumayan münâfık Ebû Cehil karpuzu gibidir, kokusu yoktur ve tadı da acıdır.”12 Hakk’ın dostları da menkıbe ve misâlleri çokça zikre- der irşadlarında. Mevlânâ kurtla kuzuyu misâl verirken, hayrı şerri ve sadâkati anlatır. Beydaba “Kelile ve Dimne” hikâyelerinde, tilki, güvercin, leylek misâlini verir. Siyâset ve erdemliliğe işâret eder. Mehmet Âkif, Küfe şiiriyle sosyal dramları anlatır. Verilen misâl ve anlatılan menkıbelerden alacağımız çok, ama pek çok dersler var. Cüneyd-i Bağdâdî (ks) “Murâkabemde, Allah Teâlâ’nın beni müşâhede ettiğini tefekkürde, bana bir kedi yol gösterdi.” buyurur. ‘Yolda bir kedi gördüm. Kedinin fare deliğini gözetlerken, tüyünü bile hareket ettirmediğini müşâhade ettim. Bunun üzerine kalbime şöyle bir nidâ, ses geldi: “Benim aşkımı, tecellî ve nûrumu gözlemede, himmet ve gayretini bir kediden daha aşağı tuttun.”’ Bu söz üzerine, maksat ve gâyesine ermiştir. 11 Bakara, 2/260. 12 Müslim, Müsafirin, 243.

