Sayfa metni
84 Yûnus Emre, cehennemde ateş görmeyince sorar Mâlik’e. “Hani burada ateş görülmüyor?” deyince Mâlik cehennemin kapıcısına, o da der ki: “Burada dağdan kesilip getirilen tom- ruklar yanmaz. Herkes kendi âteşine yanar.” Kâfirler küfür, münâfıklar nifak, âsîler isyan ateşinde yanar. Mü’minler îmân, müttakîler takvâ, mukarrebûn zümre Hakk’a kurbet/ yakınlık nûruyla aydınlanırlar. İnanan mü’minlerle inanmayanların hâlini Cenâb-ı Hakk şöyle beyân eder: “İnanmış erkek ve kadınları, def- terleri sağdan verilmiş ve ışıkları önlerinde olarak gi- derken gördüğün gün onlara şöyle denecektir: ‘Müjde; bugün içlerinden ırmaklar akan, içinde temelli kalacağınız cennetler sizindir.’ İşte bu büyük kurtuluştur. Münâfık erkeklerle münâfık kadınların, îmân edenlere: “Bize ba- kın ki sizin ışığınızdan biz de aydınlanalım” diyecekleri gün kendilerine, “Arkanıza (dünyâya) dönün de bir ışık arayın” denilecektir. Derken aralarına kapısı olan bir sur çekilir. Bunun iç tarafında rahmet, onlar (münâfıklar) tarafındaki dış cihetinde ise azap vardır.”1 1 Hadîd, 57/12-13. İki Âlemde Cennet

