Sayfa metni
83 Sen’sin. Hüküm ancak Allah Teâlâ’ya mahsustur, deyip gereğini yapmaktır emâneti gözetmek. Velâyet-i kübrâdır. Vâris-i Enbiyâ olmaktır. Allah Teâlâ’ya yakınlığı ifâde eden mukarrabiyyettir. “Bu Niyazi’den de Mevlâ görünür” demektir. Gören gözü, işiten kulağı, tutan eli, yürüyen ayağı olmaktır. Nûra mazhariyettir. Eşyânın hakîkatine ermektir. Bakılan her eşyâda İlâhî kudreti görmektir. Ali (kv)’nin, “görmediğim Allâh’a (cc) inanmam” sözünde gizlidir bâtınî emânet. Zâhirde emânet, ubûdiyyettir. Kulluğu sürekli yap- maktır. “Sana ölüm gelinceye kadar Rabbine kulluk et”2 emrine sadâkattir. Dînî görevleri îfâdır. Kulluğun şartlarına riâyettir. Tâatleri takvâ esâsına göre yerine getirmektir. Ebu Ali ed-Dekkak’ın (ks) şu mübârek sözüdür: “İbâdetler Cennet’e; ibâdette edeb, Cemâlüllâh’a götürür.” 2 Hicr, 15/99.

