Sayfa metni
80 “Kişi, insanların gözünde cennetliklerin işi gibi iş yapar oysa o cehennemliktir.” “Amelin hâlis ise, azı da sana yeter.” Vardık tâ Pîr-i Kâmile, taş olsa dil yumuşağ olur, Firavun ise nefsin, yakın bir murdan alçağ olur, Oldunsa vâkıf aczine, ednâ amel bir dağ olur, Çürüklerin hep sağ olur, zehrin kamu bal yağ olur, Dağlar yemişli bağ olur, cümle cihan bostan sana! Es’âd-ı Erbilî (ks) Üretilen mal fabrikanın değerine göredir. Kalp farikasını ilme’l-yakînden ayne’l-yakîne, ayne’l-yakînden hakka’l-yakî- ne ulaştıranlar, şerîat, tarîkat ve ma’rifetin sırrına erenler, mukarrebûn olanlar en güzel kumaşı pazarda sergilerler. Öyle olur ki, şeytan ve melek dahi haberdâr olamaz. “İhlâs, Allah ile kul arasında bir sırdır. O sırrı melek bilmez ki yaz- sın, şeytan bilmez ki bozsun.” buyurdu Cüneyd-i Bağdâdî Hazretleri (ks). Bâtın şerîata uymadıkça kabûl değildir. Kişi farz, vâcip, sünnet, müstehaplarına riâyet eder, ondan sonra kalbin güzellikleri ortaya çıkar. Şerîat, tarîkat yoldur varana Hakîkat, ma’rifet andan içeri Süleyman kuşdilin bilir dediler Süleyman var Süleyman’dan içeri Unuttum din diyânet kaldı bende Bu ne mezhebdürür dinden içeri Dînin terkedenin küfürdür işi Bu ne küfürdür îmandan içeri

