Sayfa metni
82 peygamberini hidâyetle ve hak dîn ile gönderendir. (Bu da) onu (o hak dîni) diğer bütün dîn(ler)e gâlib kılmak için(dir). (Senin bu sûretle gönderildiğine) tam şâhid olarak da Allah yeter.”13 Rabbimiz bize: “Fitne ortadan kalkıncaya ve din tamâmen Allâh’ın oluncaya kadar onlarla savaşın! (İnkâra) son verirlerse şüphesiz ki Allah onların yaptık- larını çok iyi görür.”14 emrini verir. İslâm hayâtın her alanını kapsar. “Sana da (Ey Muham- med) geçmiş kitapları tasdîk eden ve onları kollayıp ko- ruyan Kitâb (Kur’ân)ı hak ile indirdik. Onların aralarında Allâh’ın indirdiği ile hükmet. Onların arzu ve heveslerine uyarak, sana gelen haktan sapma.”15 Medîne’de İslâm devleti kurulurken Mekke’de dâvet başladı. Üç senesi gizli, geriye kalanı açıktan devâm etti. Peygamberimiz (sav): “Nefsim elinde olan Zât’a yemîn ederim ki, ya iyiliği emreder ve kötülükten nehyedersiniz, yoksa Allah Teâlâ size azab gönderir. Sonra Allah Teâlâ’ya yalvarırsınız lâkin duânız kabûl olmaz.”16 Yanlış düşüncelerin açtığı yaralar anlatılır. Bir kısmını zengin, bir kısmını fakir düşüren maddeciler, şekil ve biçime göre hareket edenler, emeğinin hakkını vermeyen zâlimler ortaya konur. Yüce dînimizin bu hastalıklara bulduğu çâ- reler sunulur. İslâm’da adâlet; hukuk önünde herkese eşit davranmak, kültür, bilgi ve mevkî farklılıklarından dolayı insanlara başka başka davranmamak demektir. Âdil Halîfe Hz. Ömer’in (ra) hilâfeti döneminde ashâbdan Übey b. Ka’b 13 Fetih, 48/28. 14 Enfâl, 8/39. 15 Mâide, 5/48. 16 Tirmizî, Fiten,9.

