Sayfa metni
83 ile aralarında bir konuda anlaşmazlık meydana gelmiş ve bu anlaşmazlığı çözmek üzere o dönemin Medîne kadısı olan Zeyd b. Sâbit’e gitmişlerdi. Kadı olan Zeyd hemen devlet başkanı olan Hz. Ömer’e karşı saygılı davranıp ona oturması için yere bir minder sermişti. Fakat âdil insan Hz. Ömer bu davranış karşısında şöyle demişti: “İşte bu davranışın, şimdi vereceğin hükümde yaptığın ilk adâletsizliktir. Ben dâvâcımla berâber aynı yerde otura- cağım.” “Hiçbir milletin diğerine üstünlüğü yoktur. Üstünlük ancak takvâ iledir.” [İbni Neccar] “Rabbiniz de birdir, babanız da birdir. Dîniniz ve Peygamberiniz de birdir. Arabın Acem, Acemin de Arab üzerinde bir üstünlüğü yoktur. Yine kızılın kara üzerine, karanın da kızıl üzerine üstünlüğü yoktur. Hiçbir milletin diğerine üstünlüğü yoktur. Yalnız takvâ ba- kımından biri diğerine üstün olur.” (Ramuz- İbni Neccar) Her hususta en mükemmel olan Efendimiz’e (sav) uyu- lur. “Andolsun ki Resûlüllâh’da sizin için, Allâh’ı ve âhiret gününü umar olanlar ve Allâh’ı çok zikredenler için güzel bir (imtisal) numûne vardır.”17 Yabancı ülkeden gelenle- rin emniyet içinde olmaları tavsiye edilir dînimizde. “Eğer müşriklerden biri senden emân dilerse emân ver. Tâ ki Allâh’ın kelâmını dinlesin. Sonra onu emîn olduğu yere kadar ulaştır.”18 İbn Kesîr bu âyetin tefsirinde, yabancı bir ülkeden gelen elçinin, görevini yerine getirebilmesi için dokunulmazlık vasfının olması gerekir der. Peygamberimiz (sav) “elçiye zevâl olmaz” anlayışını uluslararası ilişkilerde egemen kılar. Devleti temsîlen yapılan siyâsal, ekonomik ve kültürel münâsebetleri elçiler vâsıtasıyla gerçekleştirir. 17 Ahzâb, 33/21. 18 Tevbe, 9/6.

