Sayfa metni
81 Şahsında ve etrâfındaki insanlarla güzel geçinmeyen, âlemde huzûrun temini olamaz. Temeli sağlam olmayan binâ ayakta duramaz. Yapı taşları mükemmel olmayan ku- rumlar, erinde geçinde yok olmaya mahkûmdur. Efendimiz (sav)’in devrine asr-ı saâdet denmesi, ashâbın semâdaki yıldızlara benzetilmesindendir. Bin yıl ecdâdımızın barışın sembolü olması, ordu, medrese ve dergâh üçlüsüne bağlıdır. “Allah, gökleri ve yeri yaratandır, üstden (bulutlardan) su (yağmur) indirip onunla size rızk olarak türlü mahsûl- ler, meyveler çıkarandır, emr (ve izn-i ilâhî)si ile gemileri denizde yürümek için size râm edendir, akarsuları da yine size, sizin (fâidenize) müsehhar kılandır.”8 Kâinât emrine verilen ins ve cinnin vazîfesini de şu şekilde bildirir: “Ben cinleri de, insanları da (başka bir hikmete değil) ancak bana kulluk etsinler diye yaratdım.”9 Buhârî’nin Sahih’inde geçen hadiste Hz. Peygamber (sav) kendisine verilen özel şeylerden bahisle şöyle buyurur: “…Yer(yüzü) Bana temiz, temizlik sebebi ve mescid kılındı. Onun için kim olursa olsun namaz vakti gelip çatmış ise bulundu- ğu yerde namazı kılıversin…”10 “Mûsâ kavmine dedi ki: Allah’tan yardım isteyin ve sabredin. Yeryüzü muhakkak ki Allâh’ındır. Kullarından dilediğini ona mîrasçı kılar ve âkıbet müttakîlerindir.”11 “Andolsun ki; Zikir’den sonra Zebur’da da yazdık ki: Yeryüzüne ancak sâlih kullarım vâris olur.”12 Yaratılışa uygun evrensel bir din olan İslâm tek doğ- rudur. Habîbullâh (sav) de bu gâyeyle gönderilmiştir. “O, 8 İbrahim, 14/32. 9 Zâriyât, 51/56. 10 Buhârî, Salât, 56 11 A’raf, 7/128. 12 Enbiyâ, 21/105.

