Sayfa metni
59 Lokman Hekim tabiplerin pîridir. Peygamberimiz (sav) tıp bilgisini çeşitli şekillerde izah buyurdu. Peygamberimiz, hastaların karantinaya alınmaları, perhiz yapmaları ve temizlenmeleri gibi birçok tedâvi yolları göstermiştir. Tıp ilmini öğrenmek ve tedâvi yapmak farz-ı kifâyedir. Yâni bir toplumda mutlakâ hekim olması gerekmektedir. Müslümanların yetiştirdiği ilk meşhur hekim Ebû Bekr Muhammed Râzî’dir. İlk olarak, o zamâna kadar aynı has- talık sanılan kızıl, kızamık ve çiçeğin ayrı ayrı hastalıklar olduğunu keşfetmiştir. Göz ameliyatını ilk yapan hekimdi. İbn-i Sînâ, asırlarca dünyâ tıbbını etkileyen hekimdi. Hayâtı boyunca çok sayıda hekim yetiştirmiştir. Kânun ve Şifâ isimli eserlerinde havanın ve mevsimlerin tesirleri, meskenler, rutûbetli ve kuru havalar, gıdâ maddelerinin özellikleri, içme suları, vücut temizliği, giyim eşyâları hak- kında çok değerli bilgiler vermiştir. Hastalıkların mikrop- lardan geldiğine ilk işâret edendir. İbn-i Sînâ ile aynı asırda yaşayan büyük âlim El-Bîrûnî’nin tıp ve eczâcılığa dâir 1050 senesinde (80 yaşındayken) tamamladığı Kitâb-üs-Saydalâ adlı eseri Avrupa dillerine çevrilmiş ve batının tıp okulla- rında kaynak kitap olmuştur. Ez-Zehrâvî Ebü’l-Kâsım Halaf ibni Abbas, cerrâhînin babasıdır. Tıbbın bütün dallarını ihtivâ eden otuz ciltlik bir tıp ansiklopedisi yazmıştır. Ali bin Ebilhazm akciğerlerdeki kan deverânını, küçük kan dolaşımını târif etti. Batılılar İslâm üniversitelerine tahsil etmeye gelirlerdi. Her hususta olduğu gibi, bizim tıb alanında da muhtaç olduğumuz kimse yoktur. Dînimiz İslâm her konuda bize bilgi vermiştir. Kaynak Kur’ân-ı Azîmüşşân ve Sünnet-i Seniyye’dir.

