Sayfa metni
36 / Tebük Seferi ret-i seniyyeden sonra zâhirde müslüman olmuştu. Fakat teşkîl ettiği münafık bir hizbin riyâsetinde gizli, âşikârher türlü şer ve fesâd îkâından geri kalmıyordu. Müslümanların en müşkil zamanlarında İslâm hey'et-i ictimâiyyesini inhilâle uğratacak fırsatlar gözetir ve hiç birisini kaçırmazdı. Câhiliyet devrinde Hazrec ka bilesinin reisi bulunduğundan nifakî hareketleri kabilesi halkı,üzerinde tesir ediyordu. Bunun idâre ettiği zümre-i habîsenin ahvâli müstakil bir süre-i celile ile şöyle tasvir buyurulmuştur: 4İ!l libl Jg*tj Ijili jjiLiJI lli-L>- ISI (yîsmj| jl, J^öu <Ulj aJ^İjjJ ¿Gl iiiu ‘CÜlj ji^jliji IjJjtil ^^jjjiKJ «Münafıklar huzuruna geldiklerinde: «Senin Rasû- lullah olduğuna îmân ve şehâdet ederiz» derler. Hiç

