Sayfa metni
Münâfıklar / 35 «Ya Ekreme’r-rusül! Allah Teâlâ şu gazadan seni münafıklardan bir taife canibine döndürüp onlar da senden muharebeye çıkmak üzere izin isterlerse sen onlara cevâb olarak de ki: «Siz benimle beraber ebe den gazaya çıkmaz ve benimle beraber bir düşmanla elbette mukatele etmezsiniz. Zira siz birinci defada oturmaya ve harbe gitmeyip hânenizde kalmaya razı oldunuz. Binâenaleyh muhâlefet edenlerle beraber eskiden oturduğunuz gibi yine oturun»22 demekle münafıkların gazâya lâyık olmadıklarını herkese bildirdi. 22. Tevbe sûresi, 83 23. Selûl, Huzâadan bir kadının adıdır Bu âyet-i celîle münâfıkları huzûr-ı risâletden men’dir. Yani «Defolun gidin huzûr-ı risâletden» demektir. Bunları harbden men'in hikmeti: Onların harbe git mesinde melhûz olan fesaddır. Çünkü ehl-İ İslâm ile harbe gitseler mutlaka fesad ilka ederek harbin gâib □İmasına sebeb olacaklarından harbe gitmekten men olunmuşlardır. Ve müslümanlarla aralarında münâsebet min vechin kesilmiştir. Şu halde bir kimse mekr ü hîle, gadr ü fesâd gördüğü kimselerden velev ki akrabası da olsa kat’-ı münâsebet etmesi câiz olduğuna bu âyet-İ celîle delâlet eder. Reisü’l-münâfıkîn Abdullah Bin Übeyy Abdullah bin Übeyy bin Selûl23 Medîne münâfıkları- nın reisidir. Câhiliyet devrinde Hazrecliler'in reîsî idi. Hic-

