Sayfa metni
Münâfıklar / 37 şüphesiz Allah da bilir ki sen Allah’ın Rasûlüsün. Yine Allah şehâdet eder ki bu münafıklar zümresi îmân ve şehâdet iddiasında yalancıdırlar. Huzurundaki îmânları mücerred hayatlarını korumak ve müslümanları Allah yolunda mücâhededen men etmek içindir. Bunların iki yüzlü hareketleri ne fena şeydir. Bunlar lisanlariyle îmân, sonra kalbleriyle küfrederler. Bunların kalblerine dalâlet mührü vurulmuştur. Hakkı hakîkati anlamazlar. Onları her gördüğünde harici simaları ve ağızlarından işittiğin düzgün sözleri Habibim seni aldatabilir. Fakat onlar hakikatte duvara dayanılmış ruhsuz kuru ağaç parçaları gibidirler. Bu korkaklar zannederler ki her sayha kendilerine haykırır. Bu münâfıklar şüphesiz düşmandırlar. Bunlardan hazer üzre bulun. Allah bunları helak etsin. Ta ki Hak’dan nasıl udûl edilirmiş, cezâsını görsünler.»24 Bu tenbîh-i İlâhî mûcibince Rasûl-i Ekrem -sallalla- hu aleyhi ve sellem- Efendimiz münâfıkların riyâkârâne vazıyetlerini nazar-ı dikkatten uzak bulundurmazdı. Abdullah İbn-i Übeyy’in mel’anetleri: 1 - Uhud harbinde Rasûl-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz Hazretlerinin maiyyetinde harbe iştirak ettiği halde en şiddetli bir zamanda ordunun üçte birisi derecesinde mühim bir kuvvetini iğfal ederek harpten çevirip Medine’ye getirmiş idi. 2- Tebük seferinde kendi etbâını çekip Zübab tepesinde toplandılar. Fakat İslâm ordusu hareket 24. Münafıkûn sûresi, 1 -4

