Sayfa metni
18 / Tebük Seferi istiskaldir» demeleri üzerine Hz. Ali silâhlanıp Rasûlullah - sallallahu aleyhi ve sellem-’in arkasından yetişerek hadîs-i şerife göre aralarında şu muhâvere cereyân etmiştir: Sa’d İbn-i Ebî Vakkas -radıyallahu anh-’den riva yete göre Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Tebük gazasına çıkmış ve Ali -radıyalaihu anh-’ı Medine’de vekil bırakmıştı. Fakat Hz. Ali: - «Ya Rasûlallah! Beni çocuklar ve kadınlar içinde vekil mi bırakıyorsun?» demesi üzerine: -«Ya Ali! Bana nisbetle sen Mûsâ 'ya nisbetle Hârûn menzilesinde olmaya râzı olmaz mısın? Şu kadar ki, benden sonra peygamber yokdur» buyurdu.9 Rasûl-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- ordugâ hını Medine civârında «SeniyyetüTVedâ» (Ayrılık Tepesi) mevkiinde kurmuşdur. Münafıkların Durumu Münafıkların reisi Abdullah bin Übeyy de kendi etbâını çekip ayırınca Zübâb tepesinde toplandılar. Fakat İslâm ordusu hareket edince Abdullah bin Übeyy bîr kısım etbaı ile geri döndü. Bir kısmı da ganimet maksadıyle sefere devâm ettiler. Fakat bunlar da sefer esnâsında münâfıkâne söz söylemekden geri durmuyorlardı. Bir aralık Rasûl-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- ’in Kusvâ namındaki devesi kaybolmuştu. Münafıklardan 9. Tecrid Tercemesi 10/418

