Sayfa metni
Tebük Seferi / 17 eline de beni üstüne bindirecek bir deve bırakmadın. Allah’ım bilirsin ki ben her bâdirede üzerime düşen mal, can, namus borcunu veren bir kulunum, dedi. Sabah namazından sonra Rasûl-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- cemâata: - «Bu geceki sadakacı kişi nerededir?» buyurdu. Kimse kalkmadı. Tekrar «nerede ise kalksın» buyurdu. Uleyye kalkdı. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sel lem-: - «Ey Uleyye müjde sana! Hayatım yed-i kudretinde olan Allah'a yemin ederim ki sen, zekât ve sadakası kabul olanların divanına yazıldın» buyurdu. Artık sefere çıkmak zamanı hulûl etmişti. Etraf kabi lelerden takım takım mücâhidler Medine’ye gelmişlerdi. İbn-i Sa’d’ın beyânına göre ordunun umûmi kuvvet leri otuzbin ere bâliğ oldu. Onbin de sûvâri var idi. İbn-i Esir kırkbin nefer olduğunu rivâyet etmiştir. Hâkim’in de daha fazla olduğuna dâir rivâyeti vardır.8 8. Sahih-i Buhârî. Tecrid-i Sarih tere. 10/417 Medine'de Hazret-i Ali'nin İstihlafı Rasûl-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- Medine'de Hz. Ali -radıyalahu anh-’ı kâim-makam bırakdıkdan sonra münâfıklar Hz. Ali gibi cenk eri bir kahramanın Medine'de bırakılmasını vesîle-i tezvir edinerek «artık bu Ali’ye karşı

