Sayfa metni
16/ Tebük Seferi ister, dedim. Ve arkadaşlarıma hitâben: Benim size Rasû lullah -sallalIahu aleyhi ve sellem-’in söylemediği bir sözü hikâye etmiş olduğumu zannetmeyesiniz. Vallahi ben si zin yakanızı bırakmam. Ta ki Rasûlullah -sallallahu aleyhi vesellem-'İn bana verdiği red cevâbını işidenlerin nezdine varıp bazı niza tasdik ettireceğim, dedim. Arkadaşlarım da sen bizim nazarımızda doğru sözlüsün. Buna hâcet yok ise de madem ki böyle arzu ediyorsun bizim içimizden birini gönderelim, dediler. Evvelce Ebû Musâ’yı yemin ile reddettiği ve sonra da altı deve ihsan buyurduğuna dâir Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’in sözünü istima’ eden kimselerin yanına varıp ayni kelâmı onlar da Ebû Musa'nın dediği gibi tasdik ettiler.7 7. Zübdetü'l-Buhârî 854. Sahih-i Buhârî tecrid-l Sarih Tere. 10/415 Seferberlik şevki ve heyecânı son haddini bulmuş fakir olup da Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- tarafından levâzım-ı seferiyeleri te’min edilmeyerek geri kalmaya mecbûr olanlar ağlaşıyorlardı. Bunlardan biri de Uieyye İbn-i Yezîd -radıyallahu anh- idi. Hz. Uleyye’nin Cenâb-ı Hakka Niyâzı İbn-i Kayyim’in rivâyetine göre: Uieyye bin Zeyd teheccüd namazından sonra Cenâb-ı Hakk’a şöyle niyâz etmiştir: -Allah’ım! Sen Cihâd emrettin. Ve cihâda teşvik ve terğib buyurdun. Sonra da Peygamberin ile berâber gazâ- ya gitmek kudretini bana vermediğin gibi Peygamberinin

