Sayfa metni
Sohbetlei' II Hz. Musa (a.s.)’nın tahammül edemediğine ■ Peygamberimiz (s.a.v.) nâil olmuştu. Rabbimiz muhabbetiyle içimizi doldursun! İşte "Âmene’r-Rasûlü"" bu buluşmanın hediyesidir. "Âmene’r-rasûlü bi-mâ ünzile ileyhi min Rabbihî ve’l- mü’minûn..." Allahımız kendisine imandan haber veriyor: "Peygamber (s.a.v.), Rabb’i tarafından indirilenlere iman etti." Efendimiz (s.a.v.), bütün İnzal olunanlara, 100 suhufa, dört büyük kitaba; İncil’e, Tevrat’a, Zebur’a ve Kur’an’a iman etti, mü’minler de iman etti. Biz de bu iman nimetiyle şeref-yâb olduk, elhamdülillah. Mü’minler kime iman ettiler? "Onlardan her biri, Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine iman ettiler." Melekler görülmez, çünkü göz tahammül etmez. İnsan bir melek görecek olsa, güzelliğine dayanamaz, ölür. Şeytanı da kendi suretinde görecek olsa, çirkinliğine dayanamaz, ölür. Bu kadar çirkin şeytanın ardına düşüp de, birbirimizi kırmayalım, dövüşüp çekişmeyelim, haksı zlık etmeyelim kardeşlerim. "Allah’ın peygamberlerinden hiçbirini ayırmayız." Biz hepsine inanırız. Amma Yahudiler, Hıristiyanlar bizim Peygamberimiz (s.a.v.)’i kabul etmiyorlar. Yine de biz, cümlesi ni tasdik ederiz. "Ve kâlû semi’nâ ve eta’nâ...", "O mü’minler işittik, itaat ettik. Ey Rabbimiz! Mağfiretini niyaz ederiz. Dönüş yalnızca sanadır, dediler." Peygamberimiz (s.a.v.), burada hepimiz adına vekaleten konuşuyor Allahımızla: Ey Rabbimiz! Senin affını, mağfiretini isteriz. Sen bizleri bağışla! *** Mevlâmız bizi huzurunda utandırmasın kardeşlerim. O’nun huzurunda günahlardan dolayı utanmanın ateşi, hacâlet nârı, cehennem ateşinden daha şiddetli olacak. İnsanlar, "Yâ Rabbi! 118

