Sayfa metni
Ey Rabbimiz! Bizi Bağışla Beni huzuruna alıp utandırma da cehenneme gönder." diyecekler. Cenâb-ı Hakk, Habîbinitı niyazına cevaben: "Seni ve Sana itaat eden ümmetini. Senin ve ashâbının yolundan giden ümme tini, ne kadar kusurlu olsalar da affettim." buyuruyor. Devam ediyoruz, "Allah-ü Azimü’ş-şan, her şahsa ancak gücü yettiği kadar mesuliyet yükler. Herkesin kazandığı ya kendi lehine, yahut aleyhinedir." Meselâ bir kimse namazda ayakta duramayacak kadar hasta ise oturarak kılar. Ramazanda oruç tutacak; doktor diyor ki, yemezsen sıhhatin bozulacak; Sıhhat de bir nimettir. Sair ibadetlerimizi yerine getirmek için sıhhat gereklidir. "Ey Rabbimiz! Unutursak veya hataya düşersek bizi hesaba çekme!.." "Ey Rabbimiz! Bizden önceki ümmetlere yüklediğin ağır yükü bize yükleme!.." Geçmiş ümmetler, malının dörtte birini zekat vermezlerse olmuyordu. Biz kırkta birini verirsek oluyor. Elbiselerine murdar bir şey bulaşınca, orayı kesmezlerse temiz olmuyordu. Biz yıkayınca temiz oluyor. "Ey Rabbimiz! Takatimizin yetmediği işlerden bizi sorumlu tutma! Bizi affet, bizi bağışla, bize acı! Çünkü Sen Mevlâmızsın. Kâfirlere karşı bize yardım et!.." Peygamberimiz de şöyle buyuruyor: "Günahtan tevbe eden, onu hiç işlememiş gibidir." Yalnız kaza namazlarını kılsınlar, oruçlannı tutsunlar, kul hakkını versinler. Habîb-i Ekrem (s.a.v.)’in hürmetine, Rabbimiz bizleri affetsin ve a’dâ-yı dîne karşı bizlere yardım etsin (Âmin). Hamd olsun âlemlerin Rabbi olan Allah’a. 119

