Sayfa metni
Sohbetler II - Peki diyor, istiyorlar. Firdervs-i Adn cennetine yürüyor herkes. Bizi de, onların içinden ayırıp Cemâlini göremeyecekler arasına koyma Ya Rabbi! Halık-ı Zülcelâl Hazretleri, ayın, on dördünde görünüşünde şüphe olmadığı gibi görünecek. Ayın on dördüne benzer dersen büyük günah olur. "Vücûhun yevme izin nâdıra. İlâ Rabbihâ nâzıra." Yüzler vardır ki, o gün ışıl ışıl parıldayacaktır. (Onlar) Rablerine bakacaklar (O’nu görecekler)dir. (Kıyâmet, 75/22- 23) Hâlık-ı Zü’l-Celâl perdeleri kaldırınca, Zât’ı görününce, görenlerin hepsi bayılıyor. O lezzetten ayılmak yok. Yetmiş bin sene geçer aradan, kaldırırlar, kalk kalk ne oldu, ne haldesin, der ler. Kişi, bilmiyorum mest olmuşum ben, cennete gitmek İstemiyorum, der. Cennet cennet dedikleri Bir köşk ile birkaç hûri İsteyene ver onları Bana Seni gerek Seni Tasavvufun bu yüksek tabakaları elbette arzulanan makam lardır. Ama cennete girilmeyince Cemâlullah bulunmaz. Önce likle cennete ginneyi kazanacaksın peşi sıra Cemâlullah’a vasıl olacaksın. Yanlışlıkla bir şeyi isterken ötekini mahvetmeyelim. Cenneti de istiyoruz, Hz. Muhammed (s.a.v.)’in sohbetini de, Cemâlullahı da istiyoruz. Yalnız arzumuz, Hakk’ın rızasına nail olmak kardeşlerim. Bu öyle büyük bir saadettir ki, bunun ulviyeti yanında dünya da ukbâ da bir hiç mesâbesİnde kalmak tadır. İnsan alaka kurduğu bir zatın teveccühüne mazhariyetinden dolayı ne kadar neşve-yâb oluyor. Bunun akabinde kişi tattığı o 102

