Sayfa metni
Teslimiyet Kıymetli kardeşlerim! Halikımız âyet-i celîle-i cemilesinde şöyle buyurur bizlere: "Ey imân edenler! Allah’tan sakının. Ona yaklaşmaya vesile arayın." (Mâide: 5/35) Bir mecliste, bir grup ihvan oturmuş, kendi aralarında soh bet ediyorlarmış. İçlerinden birisi, - Acaba Efendimizin bizlerden haberi var m’ola, demiş. Bir diğeri ise, - Tabii ki haberi vardır. Onlar güneş gibidir azizim, doğduk ları zaman ziyaları her tarafı tutar. Onlar için dünya, kalbur kadardır." demiş. Lâkin başka biri de demiş ki: - Yanında otursak, yakınında bulunsak belki bilir, ancak uza kta olduğumuzdan dolayı haberi olmaz. Meclistekiler, o ihvanı ne kadar ikna etmeye çalıştılarsa da nâfıle. Zira adamın teslimiyeti ve niyeti biraz zayıfinış. Efendisinin her an halini bildiğine şekk ü şüphesi olan bu adam şöyle anlatıyor: Beni bir sıkıntı (kabz hali) istila etmişti, ırmak kenarına git tim. Namaz kıldım, İçimde bir dertle oturdum, rabıta yapmaya başladım. Arkamdan birilerinin geldiğini hissettim. Dönüp bak- 91

