Sayfa metni
Günah Hastalığının Devası Deli, belinde bir kasnak, ayaklarına zincirler geçirilmiş bir vaziyette Bayezid (k.s.)’in yanına gelir. Bayezid’e: "Buyurun efendim, buyurun. Neyi sormuştunuz?" der. Bayezid (k.s.): - Oğlum! Günah sebebiyle insan hasta olur. Hırs var, tamah var; fuhuş, adavet, riya, süm’a, hasetlik, kibir var. Bunlardan kurtulmayınca insan, insan olamaz. Ben, bu derdin devasını soruyorum. - Çok güzel bir sual soruyorsunuz efendim. -înşâallah- Cevap vermeye gayret edeyim: Efendim, "Tevbe kökünü, istiğ far yaprağı ile karıştırın. Sonra gönül havanında/çanağında tevhid tokmağı ile dövün. İyice un gibi olsun. Belki içinde irisi kalır; insaf eleğinden de geçirin. Bu şekliyle de tabii yenilmez. Bu karışımı da gözyaşı ile yoğurun. Seherde kalkıp boynunuzu Mevla’ya bükün. Gözlerinizden yaşlar dökün. Allah! Allah! Estağfirullah! deyin. Bu hamur da tam olmaz. Ba’dehû: Bunu aşk ateşi ile pişirin, Allah’a aşık olun. Marifet balından katarak kanaat kaşığıyla gece gündüz yemeğe ehemmiyet gösterin. Bayezid, delinin gözlerinin içine bakar ve şöyle der: Ehl-i irfanım deyu kimseyi tân etme sen Defter-i dîvâne sığmaz söz gelir dîvâneden. Cenâb-ı Rabbi’l-Âlemîn, bizleri mâsivâdan yüz çevirip hu zurla kendisini zikreden kullarından eylesin. (Âmin) Hamd olsun âlemlerin Rabbi olan Allah’a. 89

