Sayfa metni
Sohbetler II tim ki gelen fena bir kadın. Bulunduğum mekan gizlice bir yer olduğundan kadın bana yaklaştı ve musallat olmaya başladı. Kadını ne kadar uzaklaştırmak istedimse de kadın bir türlü gitmedi. Nasihat ediyorum, kızıyorum, bir türlü gitmiyor kadın. Birden aklıma, akşam arkadaşlarla görüşüp de inanmakta zor landığım husus geldi. Derhal tevbe edip Efendimin himmetine sığındım. Bi-iznillah muhafaza olunmak İçin Efendimden istimdâdda bulundum. Efendimle aramızda 15-20 günlük mesafe olduğu halde Efendimin eli beni tuttu ve sarstı. Kadın yere düştü. -Elhamdülillah-, sağ-salim beni evime koydu. Eve gelince utancımdan yüzüstü yattım. Birkaç saat sonra arkadaşlar geldiler, Efendimiz seni istiyor dediler. -Bugün hastayım, gelemem, dedim, Çünkü bu sır, zuhur ederse haya edeceğim; edepsizliğimle utanacağım, "Senin tes limiyetin bu kadar mıydı?" diyecek birisi. Ben en iyisi hiç hareket etmeyeyim, diye düşünerek böylece beni çağırmaya geleni gönderdim. Efendime mazeretim iletilince: - Yalan söylüyor o. Ya tekkeye gelir, ya da reddederim onu, der. Daha sonra utana utana Efendimin huzuruna vardım. Efendim: - Ne oldu, Efendin sana yetişebilir miymiş? Bre oğlum, niye yok yere zahmet çektin. Tarikata girdiniz. Sıkıştığınız, da raldığınız zaman çağırırsınız da yetişmezsek, iki eliniz yakamız da olsun. Eğer siz, daralır da bize iltica etmezseniz bizim elle rimiz sizin yakanızda olsun, dedi. Bütün ihvan kalktı, hazretin elini öptü. . - Efendim neler oldu böyle? Söylediklerinizi pek anlaya madık? dediler. Efendi Hazretleri, evladının başından geçen hadiseyi ihvan larına bir bir anlattı. Benim -bi iznillahi teâlâ- kendisinin dar 92

