Sayfa metni
Sohbetler II Efendimiz Hazretleri bir adama rastlar, ona günde ne kadar Lafza-i Celal çektiğini sorar. Adam: - Efendim, 3.000 zikrediyorum. - Kaç senedir? - 15-20 senedir, Efendim. - Yazık demiş, Efendimiz. Yani hiç değilse kalbe 1.000, ruha 2.000, sırra 3.000, hafîye şu kadar olsa iyi olmaz mıydı? Kaza namazına devam edilmeli idi. Biz sâlikiz, dervişiz; söz verdik, zikir niye bu kadar az, diyor. Peygamberimiz (s.a.v.): "İnsanlar sizi mürâî, mecnun zannedinceye kadar Mevlâ’yı çokça zikredin." buyuruyor.12 12. Ebû Nuaym, Hilye, III/80-81; MDsned, III/68. Bayezid-i Bistami (k.s.)’yi bilirsiniz. -Allah şefaatinden mahrum etmesin-. Hazret bir gün tımarhanenin yanından geçerken tabibin ilaç yaptığını görür. Bayezid-i Bistami (k.s.) doktora: Ne yapıyorsun öyle? diye sorar. Doktor: - Delilere deva (ilaç) hazırlıyorum, der. Bayezid (k.s.): - Günah illetine tutulmuş olanlara, günah sebebiyle hasta olanlara da bir ilacınız var mı, diye sorar. Doktor şaşırıp kalır. - Ne zor bir sual sordun? Bir doktordan bu sual sorulmaz ki, deyince Bayezid-i Bistami’ye o anda hafiften bir büyüklük hissi sirayet eder. O anda delinin birisi çıkagelir: - Efendim, biraz beklerseniz cevabını vereyim, der. Doktor bakar ki sesin sahibi deliliği en fazla olan bir adam. Doktor Bayezid’e: - Gidin efendim, der. Deli: - Allah rızası için gitmeyin Efendim! Ben derdimin devasını sizde buldum. Sizin sorduğunuz soruya cevabı da ben haber vereyim, der. 88

