Sayfa metni
416 / Bakara Sûresi Tefsiri - «Allah, bir ümmete rahmet dilerse, önce o ümmetin nebisinin (peygamberinin) rûhunu alır ve o nebiyi o üm met için selef ve azık kılar.» Ensâr’dan birisi Peygamberimiz -sallallahu aleyhi ve sellem-’e mersiye yazmış, şöyle demiştir: Sabır, her yerde övgüye değer, ancak senin vefatına karşı sabır, şüphesiz kötülenmiştir. Şunu iyi bilmelisin ki, Cenâb-ı Allah bu âyette Kur’an’da indirmiş olduğunun hulâsasını cem etmiş ve bu âyeti vahiy ve inzâlin hatimesi kılmıştır. Nitekim, daha önceki peygamberlere inzâl buyurduğu kitabların hulâsa sını Kur’an’da cem etmiş ve Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem- peygamberlerin sonuncusu (hâtemi) olduğu gibi, O’na inzâl buyurduğu kitabı, Kur’an-ı Kerim’i de ön ceki kitabların hatimesi (sonuncusu) yapmıştır ve Efen dimiz -sallallahu aleyhi ve sellem- bütün peygamberlerin ahlâkını cem etmiştir. Ey müslümân! Şunu iyi bil ki: İnzâl buyurulmuş bütün kitabların hulâsası ve insana nisbetle fâidesi iki mânaya râcidir: Birincisi, insanın süflîderekelerden kurtulması, ¡kin cisi, yüksek derecelerle kurtuluşa ermesi. İnsanın necâtı (kurtuluşu) süflî derekelerden çıkmaktadır ki, bunlar yedi tanedir: küfür, şirk, cehâlet, mâsiyet, ahlâk-ı mezmûme (kötü huylar), evsâf perdeleri ve nefis perdesi. Kurtuluşa ermesi ise yüksek derecelere doğru terakkî etmesidir ki, bu yüksek dereceler de 8 tanedir: Allah’ı tanımak, O’nu birlemek, ilim, tâat, ahlâk-ı hamide (güzel huylar) hakkın cezbeleri, benlikten uzak kalmak ve Allah’la baki olmak.

