Sayfa metni
Allah'a Dönüş / 417 İşte bu « UJ51yilj » icmâlen bütün bunlara işret et mektedir. « IjSlj » «Korununuz» lafzı, bu mânalardan gâyret- i insâniyye ile ilgili her şeyi ihtiva eden bir lâfızdır. Zirâ takvanın hakikati, seni Allah’tan uzaklaştıracak herşey- den kaçmak, ona yaklaştıracak herşeye yapışmaktır. Bunun delili Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem-’in şu sözüdür. «Takvanın özü Allah Teâlâ’nın “Şüphesiz Allah, adaleti ve iyiliği emreder.” İşte bu manâya göre, sûflî derekelerden uzaklaşıp, yüksek derecelerde terak ki etmek «takva» kelimesinin içine girer. Avâmın takvası: Allah’ı bilerek küfürden, tevhîd ile şirkten, ilim ve cehâletten, tâatlarla ma’siyetten ahlâk-ı hamide ile ahlâk-ı mezmûmeden uzaklaşmakla olur. Burada avâmın seyri ilerlemesi son bulur. Zirâ insanoğ lunun çabası ve müctehidlerin içtihadının sonu birtakım şartlar içerisindedir. «Bizim uğrumuzda mücâhede edenlere Biz elbette yollarımızı gösteririz.» İşte buradan itibaren havassın takvası başlar ki on lar, «lii ^a^i » «Biz onları elbette yollarımıza ile teceğiz» cezbeleri ile cezbelenmişlerdir. İşte bu cezbe onlara evsâf perdelerinden Hakkın sıfatları derecesine çıkarır. Burada havassın sulûkü son bulur. Onlar, yanında Cennetu’l-Me’vâ bulunan SidretuT-Mûntehâ gölgesinde gölgelenirler ve «O zaman Sidre’yi bürüyordu onu bürüyen» mev- hibelerinden faydalanırlar.

