Sayfa metni
Hz. Haşan ve Hüseyin / 49 Hazret-i Haşan -radıyallahu anh- Hazret-i Resûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz’e şebih idi. Ebu’l- Fidâderki: - Hazret-i Hasan'ın müşabeheti re’s-i Seadetden sürrâ-i Seadete kadar olup kadem-i Seadete kadar dahi Hazret-i Hüseyin Şebih-i Nebi İdi.64 64 Ebü'l-Fidâ ayrıca Hz. Haşan -radıyalalahu anh-'ın vefat haberi Muaviye'ye ulaştığında secdeye vardığını kaydeder. Ûsdü'l-Gâbe, 2/26. 65 Buhari, Fazail-ü Ashabi'n-Nebi 22, Menakıb 23. 66 Müslim, Fezâilü's-Sahabe 57. 59. Buhârî, Libas 60. Halife-i Resûlillah Ebû Bekir Sıddıyk’ın -radıyallahu anh- bir gün Hz. Hasan’ı bizzat Hazret-i Fahr-i Rusül’de vaki olduğu üzre yüklenip: - Babam feda olsun buna ki, Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-’e şebihdir, Ali'ye şebih değildir buyurduklarını Hazret-i Ali -radıyallahu anh-'in görüb güldüğü Buhârî’de mezkûrdur.65 Hadis-i Müslim’de: 4Î?J j^ AÎ>lİ <<¿>-1 ^ı\ |^l!l - « Yâ Rab ben Hasan’ı severim sen dahi sev ve onu seveni dahi sev» buyrulmuştur. 66 Hazret-i Hasen -radıyallahu anh- maraz-ı mevtinde birâderi Hazret-I Hüseyin'e vasıyyet edip: - Zannetmem ki, Cenâb-ı Hak bize nübüvvet ile hilâfeti cem'eylesin, zinhar ehl-i Küfe seni kendi taraflarına hareket ettirmesin, buyurmuş idi.

