Sayfa metni
48 / Ashob-ı Kiram 2 __________________________________ Vefatları tekarrüb etdikde Hazret-i Aişe -radıyallahu anhâ-ya haber gönderip hanesinde kurb-i ravzada kendileri için medfen taleb etmiş ve Hazret-i Aişe'den muvafık cevab almış idi. Birâderi Hüseyin -radıyallahu anh-’e: - Ben öldüğüm vakit Kabr-i Nebî cenbine defnim hu susunu Aişe’den istîzân eyle, her ne kadar benim talebime icabet etdi ise de ihtimal ki benden istihya etmişdir. izin verirse beni onun hanesine defneyle, zannederim ki Benî Ümeyye seni bu işden men’edeceklerdir. Eğer men'ederlerse talebini tekrar etmeyip beni Bakıy'a defn eyle» buyurdular.62 62 Üsdü't-Gâbe 2/15 63 Üsdü’i-Gâbe 2/16 Vefâtını müteaktb Hazret-i Aişe: «-Baş üstüne, neam ve kerameten! buyurdular. Fakat Medine-i Münevvere valisi Mervan ve sair sanâdîd-i Benî Ümeyye: - Oraya hiçbir vakit defnolunamaz! dediler. Bu haber Hazret-i Hüseyin’e bâliğ oldukda silâhlandılar, ve Mervan'ın adamları da silâhlandılar, az kaldı bir fitne hâdis olacakdı. Ebû Hüreyre -radıyallahu anh- işidip. «- Hasan’ı pederiyle berâber medfûn olmakdan menet mek vallahi zulümdür. Vallahi Haşan Resûlullah’ın oğludur, dedi. Sonra Hazret-i Hüseyin’e gelib and vererek: Birâderin, «Eğer fitneden havf edersen beni mekabir-i müslimîn’e defn et» demedi mi? diyerek Bakıy’ı Şerife defnine Hazret-i Hüseyin’i razı etdi.63

