Sayfa metni
50 / Ashâb-ı Kiram 2 Vaktâ ki, Muaviye’ nin vefâtıyia oğlu Yezid’e bey’at olundu. Hazret-i Hüseyin -radıyallahu anh-Yezid’e bey’atdan imtina etdi. İbn-i Ömer ve Abdullah ibn-i Zübeyr ve Abdurrahman bin Ebî Bekir de bey’at etmemişlerdir.67 67 Kâmûsu’l-a'lâm 3/1954. Ehl-i Küfe Hazret-i Hüseyin’e mektub yazıp: - «Bize gel, sana bey’at edeceğiz. Hilâfete ehakk sensin» demiş olmalarıyla Hazret-i Hüseyin kendi amcazâ- desi Müslim bin Akil bin Ebî Tâlib’i, Kûfe’ye ahalinin bey’at etmesi için göndermişdi. Müslim bin Akîl, Kûfe’de Nu’man bin Beşir es-Sahabi’nin valiliğinde otuz bin kadar kimseden bey’at için söz almış ise de bu hali Şam'dan işiden Yezid, Kûfe’ye Abdullah ibn-i Ziyad'ı gönderip; hud’a ile Hazret-i Hüseyin tarafdârânını târ u mar ederek Müslim bin Akîl’i de idam etmişdir. Abdullah ibn-i Zübeyr'in teşvikiyle Hazret-i Hüseyin -radıyallahu anh- Irak’a gitmeğe niyet etdiğinden İbn Abbas -radıyallahu anh- Hazret-i Hüseyin’e: - «Ey Amcazâde, ben senin hakkında irak’dan havf ederim, çünkü onlar ehl-i vefa değillerdir, sen bu beldede, Mekke’de mukîm ol; çünkü sen Ehl-i Hicaz’ın seyyidisin, bu radan behemehal çıkmak istersen Yemen’e git; çünkü orada babanın tarafdarları ve tahassun edecek yerleri vardır» diye nasâyih-ı hakîmânesinin te'siri olmadı. Hazret-i Hüseyin: - «Vallahi Ey amcam oğlu! Senin müşfik bir nasihatcı olduğunu biliyorum, ve lâkin gitmeme tasmîm etdim» deyip 60 senesi Zilhiccesinin sekizinci günü Kûfe’ye müteveccihen Mekke’den çıkmışdır. Abdullah ibn-i Ziyad ise Kûfe’den askerle karşı çıkıp Kerbelâ’da Hüseyin -radıyallahu anh- İle ceng ü

