Sayfa metni
30 / Ashâb-ı Kiram 2 ağlamağa başladı. Abdullah ibn-i Mes'ud hem ağlıyor, hem de Resulûllah'ın: - «Ebû Zerr yalnız gezer, yalnız ölür, yalnız haşr olur» buyurduğunu nakl ediyordu. ¡bnü’l-Kayyim bunu nakl etdikten sonra: «- Bu vak’adan alınacak ibretler vardır, diye okuyucuları düşünmeğe dâvet ediyor. Osman -radıyallahu anh- hilâfeti zamanında Ebû Zerr -radıyallahu anh-’i Rabeze’ye göndermişdi. Orada vefât ederken yanında haremi ile kölesinden başka kimse yoktu. Ebû Zerr vasıyyet etdi ki: - «Ben Ölünce gâsledib kefenleyiniz, sonra yolun ortasına bırakınız. Oraya gelen ilk kervana: «- Bu ölü Peygamber’in dostu Ebû Zerr’in cenazesidir, defnetmek üzere bize yardım ediniz» deyiniz. Kadınla kölesi böylece vasıyyetini yerine getirdiler.23 23 Ashab-ı Kiram 2/236 vd. Bedir Gazvesinde Ebû Cehl ağır suretde yaralanıp vücûd-ı habisi yere serilince o esnâda Resûl-i Ekrem -sal- laliahu aleyhi ve sellem- Efendimiz: «-Acaba Ebû Cehl ne yapıyor, kim gidip de ondan bize haber getirir» buyurduğunda Abdullah ibn-i Mes’ud -radıyallahu anh- seğirtdi ve Ebû Cehl’İn yanına gitdi, gördü ki can çekişiyor. Hemen başını kesmek üzere sakalından tuttu ve ayağıyla boynuna basdı. Ebû Cehil gözünü açtığında:

