Sayfa metni
_ Hz. Abdulah ibn-i Mes'ûd / 29 - «Akçe ile işim yok» buyurmuş. - «Kerimeleriniz için olsun göndereyim» sözü üzerine Hazret-i Osman’a: - «Sen benim kızlarım hakkında fakr u zaruret kor kusu mu çekiyorsun? Ben onlara her gece Sûre-i Vâkıa’yı okumalarını tenbih etmişimdir. Resûluilah -sallallahu aleyhi ve sellem- Hazretlerin'den işitdim, buyurdular ki: - »Her gece Sûre-i Vâkıa’yı okuyan kimseye ebeden fakr u fâka İsâbet etmez» cevabıyla mukabele etmişlerdir.21 21 Asr-ı Saadet, Ashab-ı Kiram 2/238 22 Ashab-ı Kiram 2/233 Kendilerini Osman -radıyallahu anh- Medine-i Münev- vere’ye istediklerinde Küfe halkı göndermek istememişler. «Sen burada otur, istemediğin bir şeyin sana isabetin den biz seni men’u muhafaza ederiz» demişler ise de, «Halife’ye hakk-ı itaat vardır ve bundan sonra birtakım işler, fitneler meydana gelecektir, o kapuyu ilk açan ben olmayayım» diye halkı reddedip çıkmış ve Medine-i Mü- nevvere’ye gitmişlerdir.22 Abdullah ibn-i Mes’ud -radıyallahu anh- Irak’dan bir kâfile ile Medine-i Münevvere'ye gelmekteyken az kalsın kafilenin develeri yol üstünde «Ebû Zerr» -radıyallahu anh-’in cenazesini çiğneyecekdi. Ebû Zerr’in kölesi hemen ayağa kalkdı: - Bu ölü, Resûlullah’tn dostu Ebû Zerr’in cenaze sidir, dedi. Bu sözü işiden İbn-i Mes’ud hüngür hüngür

