Sayfa metni
Hz. Abdulah ibn-i Mes'ûd / 31 -Yâ EbâCehlsen misin? dedi. Ebû Cehil ise son nefese gelmiş olduğu halde bîperva ibn-i Mes’ud’a: - Ey Koyun çobanı, pek sarp yere çıkmışsın, bir büyük kişiyi kavm ü kabilesi öldürmek hemen şimdi olmuş bir iş değil aa!.. Bu, olağan şeydir. Fakat galabe hangi taraftadır? diye sordu. Abdullah ibn-i Mes’ud -radıyallahu anh- de: «- Nusrat ve galebe ehl-i İslâma yüz gösterdi» diye cevap verdi ve bu yüzden Ebû Cehl’i hâlet-i ye'se düşürdü. Ebû Cehil böylece her cihetden me'yus olunca: «- Muhammed’e -sallallahu aleyhi ve sellem- söyle, şimdiye kadar onun düşmanıydım, şimdi düşmanlığım bir kat daha artdı» dedi. İbn-i Mes’ûd da hemen başını kesdi. Ebû Cehil son nefesde dahi imana gelmeyip küfr ü dalâletde ısrar ile her yüzden me’yus olarak canı cehenneme gitdi. -lânetullahi aleyh- İbn-i Mes'ûd -radıyallahu anh-’in cüssesi nahif ve küçük, Ebû Cehl’in başı ise büyük olduğu cihetle onun yüklenip götürmesi şâyân-ı temaşa bir keyfiyet olduğu halde «İşte Allah’ın düşmanı Ebû Cehl’in başı» diyerek huzûr-i Nebevî’ye getirdi. Resûl-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz de Cenâb-ı Allah’ın nusretine şükretti. «Bu ümmetin Fir'avn’ı İşte budur» diye buyurdu.24 24 Ramazanoğlu Mahmud Sami, Bedir Gazvesi ve Enfâl Süresi Tefsi ri, İst. 1980 Erkam Yayınları

